Peygamberlere İman
Peygamberlere İman
Peygamber kelimesi Farsça olup sözlükte “haber getiren” anlamına gelir. Terim olarak ise “Allah’tan vahiy yoluyla aldığı bilgileri insanlara tebliğ ederek onları hak dine çağıran kimse” demektir. Bu kavram, Kur’an-ı Kerim’de nebi, resul ve mürsel kelimeleriyle ifade edilmiştir.
Peygamberlere iman, İslam’ın temel inanç esaslarından biridir. Allah, aralarında herhangi bir ayrım yapmaksızın bütün peygamberlere inanılması gerektiğini bildirmiştir. Kur’an’da “(...) (Siz onlara) ‘Bütün peygamberlere Rab’leri tarafından gönderilenlere inandık. Onlar arasında ayrım yapmayız, biz O’na teslim olmuşuzdur.’ deyin.” (Bakara suresi, 136. ayet.) buyrulmuştur.
Peygamberlik, çalışmayla ya da gayretle elde edilemez. Peygamberler, bizzat Allah tarafından seçilen özel kimselerdir. Bütün peygamberlerde ortak olan vasıflar şunlardır:
- Sıdk: Her durum ve şartta doğru sözlü olmak.
- Emanet: Emin (sözüne güvenilir) kimseler olmak.
- Tebliğ: Kendilerine iletilen vahyi eksiksiz şekilde diğer insanlara ulaştırmak.
- Fetanet: Akıllı, sağduyulu ve üstün zekâlı olmak.
- İsmet: Günah işleme ve tebliğ ettikleri konularda yanlışa düşme hususunda Allah tarafından korunmak.
Kur’an’da yirmi beş peygamberin adı zikredilmiş, bununla beraber başka peygamberlerin de bulunduğu bildirilmiştir. İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberler, aynı hakikatleri tebliğ etmiş ve insanları doğru yola davet etmiştir.
Peygamber: Allah’tan vahiy yoluyla aldığı bilgileri insanlara tebliğ ederek onları hak dine çağıran kimse.
Nebi: Kendisine kitap verilmeyen peygamber.
Resul: Kendisine yeni bir kitap ve şeriat verilen peygamber.
Örnek: Hz. Muhammed’i sevmek, bütün peygamberlere duyulan sevginin ve nihayetinde Allah’a olan bağlılığın bir ifadesidir. Nitekim Yüce Allah da “(…) Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin. (…)” (Al-i İmran suresi, 31. ayet.) ayetinde Hz. Peygamber’in dilinden bu hakikati vurgulamıştır.