Hz. Peygamber'in Çalışma, Siyasi, Askerî ve Eğitim Hayatındaki Örnekliği
Çalışma Hayatında En Güzel Örnek
Hz. Peygamber çocukluk yıllarından başlayarak vefatına kadar geçimini sağlamak için çalışmış ve başkasına muhtaç olmadan yaşamıştır. Çalışma hayatında kul hakkını önemsemiş, kazandığını başkalarıyla paylaşmak suretiyle bu konuda en güzel örnek olmuştur. Çalışma hayatında ahlaki ilkelere önem veren Allah Resulü, ticaret yaptığı süreçte elinden gelenin en iyisini yapması, dürüstlüğü ve kul hakkını gözetmesiyle müşriklerin bile takdirini kazanmıştır.
İş ahlakını toplumun tüm kesimlerine yerleştirmek isteyen Allah Resulü bu konuda çeşitli düzenlemeler yapmıştır. Şehre gelen malların daha yoldayken ucuza satın alınmasına izin vermeyerek üreticilerin korunmasını sağlamıştır. Diğer taraftan malının kusurunu gizleyen satıcıya Bizi aldatan bizden değildir. diyerek tüketiciyi koruma altına almak istemiştir. Çalışana ücretini teri kurumadan verin. buyurarak çalışma hayatına dair önemli bir ilkeye dikkat çekmiştir.
Siyasi ve Askerî Alanda En Güzel Örnek
Allah Resulü hem dinî hem de siyasi otoriteyi şahsında topladığından her iki alanda da Müslümanlar için rehberdir. Hz. Peygamber'in siyasi bir kişilikte aranan liderlik, ileri görüşlülük, siyasi zeka, idari beceri gibi özellikler taşıması İslam devletinin başarı kazanmasında etkili olan unsurlardandır. Ancak asıl görevinin tebliğ olması onu diğer siyasi liderlerden ayırır. Yönetimde adalet ve liyakati esas alan Hz. Peygamber hem iç siyasette hem de dış siyasette Kuran temelli prensiplerle hareket ederek değerleri öncelemiştir. Bu sebeple istişare, adalet, liyakat, ahde vefa, onur, uzlaşma, müsamahakarlık ve affedicilik Hz. Peygamber'in siyasetinde kullandığı prensipler arasında yer alır.
Hayatı boyunca adalet ve barışı hakim kılmak için mücadele eden Hz. Peygamber toplumda huzur ve güveni tesis etmeye çalışmıştır. Düşmanlarıyla ilişkilerinde sonuna kadar barışçıl bir çözüm arayışında olmuştur. Savaş esnasında insan haklarına riayet etmiş, haksız yere kan akıtmamak için çeşitli tedbirler almış, farklı savaş teknikleriyle düşmanı teslim olmaya zorlamış, teslim aldıklarının da onurunu korumuştur. Düşmanına dahi merhametle yaklaşan Hz. Peygamber savaşın bile bir ahlakı olması gerektiğini söz ve davranışlarıyla göstermiştir.
Eğitim Konusunda En Güzel Örnek
Peygamber Efendimiz Muhakkak ki ben muallim olarak gönderildim. buyurarak eğitime verdiği önemi ortaya koymuştur. Yürüttüğü eğitim ve öğretim faaliyetleriyle de toplumda sosyokültürel bir dönüşüm gerçekleştirmiştir.
Hz. Peygamber'in eğitim ve öğretime yönelik sistematik faaliyetleri Medine Dönemi'nde gerçekleşmiştir. Nitekim Mescid-i Nebevi'nin yanında inşa edilen Suffe, düzenli eğitim faaliyetinin yürütüldüğü ilk merkez olma özelliğine sahiptir. Hz. Peygamber okuma yazma ve Kur'an öğretilen bu eğitim yuvasının ilk idarecisi ve hocası olmuş, burada kalanları kendi ailesi gibi görüp sahip olduğu imkanları onlarla paylaşmıştır. Peygamberimiz kadınların eğitimine de büyük önem vermiştir. Bu amaca yönelik olarak haftanın bir gününü tamamen hanımlara ayıran Allah Resulü o gün yalnızca onların eğitimiyle ilgilenmek suretiyle Müslümanlara bu hususta da rehberlik yapmıştır.
Hz. Peygamber'in Eğitim ve Öğretimdeki Uygulama Esasları
- Soru sorarak muhatabında merak uyandırmıştır.
- Kıssalar anlatarak konuyu desteklemiştir.
- Örnekler vererek konuyu kolay anlaşılır hale getirmiştir.
- Sözlerini tekrar ederek konunun kalıcı olmasını sağlamıştır.
- Konuyu şekiller çizerek ve benzetmeler yaparak zihinlere nakşetmiştir.
- Öğrettiklerini yazdırarak kalıcı hale getirmiştir.
- Kolaylık ilkesine bağlı kalarak öğrenmenin önündeki zorlukları aşmıştır.
- Özendirme ve sakındırma metodunu kullanarak motivasyon sağlamıştır.
- Tedricilik ilkesini göz önünde bulundurarak öğrenmeyi sürece yaymıştır.
- Yaşayarak öğretme metodunu kullanarak model olmuştur.
Önemli: Hz. Peygamber'in örnek şahsiyeti, Müslümanlar için her alanda rehberlik etmektedir. Onun söz ve davranışları, günümüzdeki sorunların çözümüne de ışık tutmaktadır.
Örnek: Yaşlı bir hanım sahabi olan Kayle (ra), ticari faaliyetlerinde uyguladığı bir yöntemin doğru olup olmadığını öğrenmek maksadıyla Hz. Peygamber'in yanına gitti. Ona Ey Allah'ın Elçisi! Ben ticaretle uğraşan bir kadınım. Bir şey satın almak istediğim zaman verebileceğimden daha düşük bir fiyat teklif ediyorum. Yavaş yavaş artırarak düşündüğüm fiyata çıkıyorum. Bir şey satacağım zaman da satabileceğim fiyattan daha yüksek bir meblağ söylüyorum, sonra yavaş yavaş aklımdaki asıl fiyata geliyorum. Bu uygulama için ne dersin? diye sordu. Allah Resulü Kayle, böyle yapma. Bir şey satın almak istediğin zaman kabul edilse de edilmese de düşündüğün fiyatı söyle. Bir malı satmak istediğinde de yine yüksek olanı değil satmak istediğin fiyatı söyle. dedi.