İnsan ve Kâinatın Yaratılışı

İnsan ve Kâinatın Yaratılışı

İnsan, kendisini ne kadar bilip tanırsa kıymetini o oranda fark eder. Kâinattaki yerinin ve değerinin bilincine varan insan, yaratılışının amaçsız olmadığı ve sorumlu bir varlık olduğu şuuruyla hareket eder.

Yüce Allah, insanı hem fiziksel hem de ruhsal açıdan en güzel şekilde yaratmıştır. Bu anlamda Allah, insanı ahsenitakvim (en mükemmel biçim) üzere yaratmıştır. Allah, insana fiziksel özelliklerin yanı sıra akıl, ruh, irade, şuur gibi manevi özellikler de bağışlamıştır.

Varlık âlemine gönderilen ilk insan Hz. Âdem’dir. Allah, ona ruhundan üflemiş, yeryüzünde halife olarak görevlendirmiş ve kâinattaki tüm varlıkların isimlerini öğretmiştir. Melekler de Allah’ın iradesine teslim olmuş ve Hz. Âdem’e secde etmiştir.

İslam düşüncesinde kâinat kavramı âlem kelimesiyle ifade edilir. Âlem, akıl ve duyu organlarıyla bilinebilen veya varlığı düşünülebilen, Allah’ın dışındaki bütün varlıklar anlamına gelir. Kur’an’da geçen rabbilâlemîn (âlemlerin Rabb’i) ifadesi, kâinatın yaratıcısının Allah olduğuna işaret eder.

Ahsenitakvim: İnsana Allah tarafından verilen en mükemmel biçim.

Halife: Bir kimsenin yerine geçen, onu temsil eden, onun yetkilerini kullanan kimse. Hz. Âdem’in ve neslinden gelen insanların halifeliği, Allah’ın mülkü olan yeryüzünde O’nun iradesine uygun şekilde yaşamak anlamına gelir.

Âlem: Akıl ve duyu organlarıyla bilinebilen veya varlığı düşünülebilen, Allah’ın dışındaki bütün varlıklar.

Örnek: Kur’an’da insanın yaratılışı şöyle anlatılır: “Gerçek şu ki biz insanı çamurdan alınmış bir özden yaratıyoruz. Sonra onu sağlam bir korunakta nutfe haline getiriyoruz. Ardından nutfeyi alakaya çeviriyor, alakayı şekilsiz et yapıyor, bu etten kemikler yaratıyor, daha sonra da kemiklere adale giydiriyoruz; nihayet onu bambaşka bir varlık hâlinde inşa ediyoruz. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.” (Müminun suresi, 12-14. ayetler.)

Sonraki
İnsanın ve Kâinatın Nitelikleri
→