Kader ve Kazaya İman

Kader ve Kazaya İman

İslam’ın temel inanç esaslarından olan kader; Allah’ın sonsuz ilmi ve kudretiyle evrende olmuş ve olacak olan her şeyi programlaması, önceden bilmesi, takdir etmesi ve bir plana göre düzenlemesidir. Kaza ise O’nun ezelî bilgi ve planında yer alan hususların zamanı geldiğinde meydana gelmesi demektir.

Kur’an-ı Kerim’de kader kelimesi, “Allah’ın takdir etmesi, ölçü ve kanun koyması, belli bir nizam ve düzen içinde yaratması” anlamlarında kullanılmıştır. Bu bakımdan gök cisimlerinin hareketleri, gece ile gündüzün yer değiştirmesi, bir canlının doğumu ya da ölümü gibi olaylar; kâinattaki düzeni sağlayan yasalara, bir başka deyişle kadere uygun olarak gerçekleşmektedir.

Allah, insanları tercih yapma konusunda özgür bırakmıştır. “De ki: Gerçek, Rabb’inizden gelendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. (…)” (Kehf suresi, 29. ayet.) ayetinde de belirttiği üzere onlara bahşettiği akıl ve irade sebebiyle dileyenin iman edebileceğini, dileyenin de inkârı seçebileceğini bildirmiştir.

İnsanın iyi işler yapması lehine, kötü işler yapması ise aleyhinedir. Allah, salih amel işleyen kişilere imanı sevdirir ve onların inkâra ve günaha yönelmesini engeller. Kur’an’da, “Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez fakat insanlar kendilerine zulmederler.” (Yunus suresi, 44. ayet.) buyrularak insanın içine düştüğü bu durumun kendi karar ve eylemlerinin bir neticesi olduğu belirtilmiştir.

Kader: Allah’ın sonsuz ilmi ve kudretiyle evrende olmuş ve olacak olan her şeyi programlaması, önceden bilmesi, takdir etmesi.

Kaza: Allah’ın ezelî bilgi ve planında yer alan hususların zamanı geldiğinde meydana gelmesi.

Tevekkül: Hedefe ulaşmak için gereken tüm gayreti gösterdikten sonra sonucu Allah’a bırakmaya ve O’na dayanıp güvenmeye denir.

Örnek: Bir gün Hz. Peygamber’in yanına gelen bir adam, “Ey Allah’ın Resulü! Devemi bağlayıp da mı yoksa bağlamadan mı Allah’a tevekkül edeyim?” diye sorunca Resulullah, “Önce onu bağla, sonra Allah’a tevekkül et!” (Tirmizi, Sıfatü’l-kıyame, 60.) buyurmuş; kişinin gerekli tedbiri aldıktan sonra takdiri Allah’a bırakması gerektiğini ifade etmiştir.

←
Önceki
Ahiret Gününe İman
Sonraki
İbadet ve İbadetin Kabul Şartları
→