Abdest, Gusül ve Teyemmüm

Abdest, Gusül ve Teyemmüm

Abdest “vücuttaki belli bölümlerin usulüne uygun şekilde yıkanması veya mesh edilmesi (elle sıvazlanması)” demektir. Başta namaz olmak üzere bazı ibadet ve amellerden önce bu hükmi temizliğin yapılması gerekir. Namaz kılmak, Kâbe’yi tavaf etmek, tilavet secdesi yapmak ve Kur’an’a dokunmak için abdest almak şarttır.

Abdestin farzları, “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızı mesh edin ve topuklarınıza kadar ayaklarınızı yıkayın. (…)” (Maide suresi, 6. ayet.) ayetinde ifade edilmiştir.

Türkçede boy abdesti olarak da ifade edilen gusül kelimesi, sözlükte “yıkamak” anlamına gelir. Terim olarak ise “cünüplük, hayız ve nifas durumlarından sonra yapılması gereken dinî temizlik” anlamında kullanılır. Bütün vücudu temiz suyla usulüne uygun olarak yıkamak, ağız ve burnu suyla temizlemek guslün farzlarıdır.

Sözlükte “kastetmek, yönelmek” anlamlarına gelen teyemmüm, dinî terim olarak “su bulma veya kullanma imkânı olmayan durumlarda abdest veya gusül niyetiyle yapılan hükmi temizlik” demektir. Yüce Allah, “(…) Su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi mesh edin. (…)” (Maide suresi, 6. ayet.) ayetiyle teyemmümün hangi durumda ve nasıl alınması gerektiğini açıklamıştır.

Abdest: Vücuttaki belli bölümlerin usulüne uygun şekilde yıkanması veya mesh edilmesi.

Gusül: Cünüplük, hayız ve nifas durumlarından sonra yapılması gereken dinî temizlik (boy abdesti).

Teyemmüm: Su bulma veya kullanma imkânı olmayan durumlarda abdest veya gusül niyetiyle yapılan hükmi temizlik.

Örnek: Bir gün Sad bin Ebu Vakkas abdest alırken Resulullah onun yanına uğramış ve “Bu ne israf?” buyurmuştur. Sad, “Abdestte de israf olur mu?” diye sorunca Resulullah, “Evet, akan bir nehirden bile abdest alıyor olsan israf olur.” diye cevap vermiştir. (İbni Mace, Taharet, 48.)

←
Önceki
İbadet ve Temizlik İlişkisi
Sonraki
İslam'da Temel İbadetler: Namaz
→