Hicret Yolculuğu

Hicretin Başlangıcı

622 yılında başlayan Yesrib'e hicret, gizlice yürütülen bir süreçte ve küçük gruplar halinde gerçekleşti. Müslümanlar, vatanlarını terk etmek zorunda olmanın güçlüğü yanında müşriklerin çeşitli zorbalıklarıyla da baş etmek durumunda kaldılar. Hicret etmek isteyen kimi Müslümanlar aileleri tarafından hapsedildi, kimileri çeşitli yalanlarla yoldan döndürüldü, kimileri de ancak tüm malını bırakmak şartıyla Mekke'den ayrılabildi.

İlk muhacir kabul edilen Seleme (ra), karısı ve oğluyla çıktığı hicret yolculuğunu ailelerinden gelen müdahale sebebiyle tek başına tamamlayabildi. Suheyb bin Sinan ise tüm mal varlığını Mekke'de bırakarak hicret etti. Allah Resulü onun bu davranışını haber alınca Suheyb karlı bir alışveriş yapmıştır! buyurarak takdirlerini belirtti.

Suikast Planı ve Sevr Mağarası

Hicret eden Müslümanların Hz. Peygamber liderliğinde güçlenip kendileri için bir tehdit oluşturmasından çekinen müşrikler, Darünnedve'de toplanarak tek çarenin Hz. Peygamber'i öldürmek olduğuna karar verdiler. Her kabileden bir temsilcinin yer aldığı bir grup oluşturulacak, bunlar topluca Hz. Peygamber'e saldıracaktı.

Müşriklerin planından vahiy yoluyla haberdar olan Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir'den yola çıkmak için hazır olmasını istedi. Hz. Ali'yi kendisinde bulunan emanetleri sahiplerine teslim etmek üzere görevlendirdi. Allah Resulü'nün yola çıkmak üzere olduğu gece saatlerinde suikast için görevlendirilen gençler onu öldürmek üzere kapısında bekliyordu. Ancak Resulullah onların arasından Yasin suresinin ilk ayetlerini okuyarak geçip giderken hiçbiri onu göremedi.

Peygamber Efendimiz ve Hz. Ebu Bekir Sevr Mağarası'nda üç gün gizlendi. Bu süreçte Ebu Bekir'in oğlu Abdullah Mekke'den haber getiriyor, azatlısı Amir bin Füheyre çobanlığını yaptığı sürüyü mağara civarında otlatarak izleri siliyordu. Esma binti Ebu Bekir ise onlara yemek hazırlayıp getiriyordu.

Kuba'ya Ulaşma ve İlk Cuma Namazı

Hz. Muhammed (sav) ve kafilesi bir hafta kadar yol aldıktan sonra Yesrib'e bir saat mesafedeki Kuba'ya ulaşarak burada bir süre konakladılar. Allah Resulü burada misafir olduğu süre boyunca Müslümanlarla buluşup sohbet etti. Oradaki müminlerle birlikte İslam'ın ilk mescidi olma özelliğini taşıyan bir mescit inşa etti.

Kuba'dan ayrılıp yeniden Yesrib'e doğru yola çıkan kafileye Hz. Ali de katıldı. Ranuna Vadisi'nde ilerledikleri sırada cuma namazını emreden ayetlerin nazil olması üzerine Hz. Peygamber ilk cuma namazını hemen orada kıldırdı.

Önemli: 622 yılında gerçekleşen ve Mekkeli Müslümanları özgürce yaşayacakları bir ortama kavuşturan Hicret, İslam tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Hicret'ten sonra elde edilen imkanlar sayesinde gerçekleştirilen faaliyetlerle ileride zirveye ulaşacak bir medeniyetin temelleri atılmıştır.

Örnek: Hz. Ömer, Ayyaş bin Ebu Rebia ve Hişam bin As birlikte hicret etmeye karar vermişler ancak Hişam bin As'ın yol hazırlıkları fark edilince ailesi onu hapsetmişti. Hz. Ömer'le birlikte yola çıkan Ayyaş bin Ebu Rebia'ya Kuba'da yetişen üvey kardeşi Ebu Cehil ondan Mekke'ye dönmesini istedi. Bunun bir hile olduğunu söyleyen Hz. Ömer'i dikkate almayan Ayyaş bin Ebu Rebia, annesinin gönlünü yapmak için dönmeye ikna oldu. Ancak Mekke'de hapsedildi. Böylece üç kişilik planlanan hicret yolculuğunu yalnızca Hz. Ömer tamamlayabildi.

Sonraki
İslam Toplumunun Oluşumu: Mescid-i Nebevi ve Muahat
→