Komünitelerde ve Popülasyonlarda Etkileşimler
Komünite Nedir?
Belirli bir alan içerisinde birbiriyle etkileşim hâlindeki tüm türlerin oluşturduğu topluluğa komünite denir. Komüniteler büyüklük ve tür çeşitliliği açısından birbirinden farklılık gösterir.
Komünitelerin yapısı ve büyüklüğü, çevresel koşullar ve abiyotik faktörlere (enlem, yeryüzü şekilleri, iklim gibi) bağlı olarak değişir. Örneğin bol yağış alan tropikal bölgelerde canlı çeşitliliği fazla iken kutup bölgelerinde ve çok az yağış alan çöllerde daha azdır.
Tür İçi Rekabet
Aynı türden bireylerin gereksinimleri genellikle benzerdir. Bir türün birey sayısı arttıkça aralarındaki rekabet de artar. Bu rekabet, tür içi rekabet olarak adlandırılır. Örneğin bir ormandaki aynı tür ağaçlar, güneş ışığına erişim için rekabet eder.
Türler Arası Rekabet
Komünitelerde aynı kaynaktan faydalanmak isteyen farklı türler arasında görülen rekabete türler arası rekabet denir. Vahşi doğada benekli sırtlanlar ve aslanların besin kaynaklarını korumak için rekabet etmesi buna örnektir.
Habitat ve Ekolojik Niş
Bir organizmanın veya aynı türden oluşmuş bireylerin doğal yaşama ortamı habitat olarak adlandırılır.
Ekolojik niş, bir türün yaşamını sürdürmek için yapmış olduğu tüm faaliyetlerin yanı sıra diğer canlılarla olan ilişkilerini ve ekosistem içindeki işlevini belirtir. Ekolojik nişleri aynı olan türler birbirleriyle besin, alan, sıcaklık gibi faktörlerden dolayı rekabete girer.
Av-Avcı İlişkisi
Beslenmek için bir canlıyı avlayıp yiyene avcı, besin olan canlıya da av denir. Bir komünitede av-avcı arasında azalma ve artma şeklinde bir denge vardır.
Örneğin Kanada vaşağı, besin olarak çoğunlukla kar tavşanını tüketir. Kar tavşanını avlayan vaşak sayısı artış gösterdiğinde tavşan sayısı azalır. Tavşan sayısının azalması sonucu vaşaklar arasında rekabet başlar. Yeterli av olmadığından vaşakların bir kısmı komüniteden ya göç eder ya da ölür. Bu durum tavşanlar üzerindeki baskıyı azaltacağı için tavşan sayısı yeniden artar.
Simbiyotik İlişkiler
İki ya da daha fazla türün bir arada, yakın bir ilişki içinde yaşamalarına simbiyotik ya da ortak yaşam adı verilir. Farklı şekillerde gerçekleşir:
1. Mutualizm (+/+): Birlikte yaşayan her iki türün de karşılıklı fayda gördüğü simbiyotik ilişki biçimidir. İnsanın kalın bağırsağında yaşayan yararlı bakteriler, sentezledikleri K ve B vitaminleri ile insan sağlığına katkıda bulunur.
2. Kommensalizm (+/0): Türlerden biri fayda görürken diğeri ne fayda ne de zarar görür. Remora balıkları, köpek balığının yiyecek artıklarıyla beslenir ve onun hareketiyle yer değiştirir. Köpek balığı bu ilişkiden zarar görmez.
3. Amensalizm (+/-): İki farklı türe ait organizmalar arasında birinin engellendiği ya da yok edildiği, diğerinin etkilenmediği ilişki biçimidir. Ceviz ağacının yapraklarından salgılanan bir madde, ceviz ağacını etkilemezken onun altındaki otsu bitkilerin gelişimini engeller.
4. Parazitizm (+/-): Birlikte yaşayan iki türden biri yarar, diğeri bu ilişkiden zarar görüyorsa bu ilişki biçimine parazitizm denir. Birliktelikten fayda sağlayan tür parazit, zarar gören tür ise konak olarak adlandırılır.
Mutualizm Çeşitleri:
Zorunlu Mutualizm: Türlerden biri diğeri olmadan hayatta kalamaz. Liken birliğini oluşturan alg ve mantarlar arasında böyle bir birliktelik vardır.
İsteğe Bağlı (Gevşek) Mutualizm: Birliktelik bitse de yaşamlarına devam edebilirler. Karga, kızıl geyiğin üzerinde bulunan böceklerle beslenir; geyik de bu zararlı böceklerden korunur.
Parazit Çeşitleri:
- Yarı Parazit Bitkiler: Emeçleri ile üzerinde yaşadıkları bitkilerden yalnızca su ve mineral alır. Klorofilleri vardır, fotosentez yapar. Ökse otu en bilinen yarı parazit bitkidir.
- Tam Parazit Bitkiler: Kloroplastları bulunmadığı için fotosentez yapamaz. Tüm ihtiyacı olan maddeleri üzerinde yaşadıkları bitkiden alır. Canavar otu örnektir.
- Dış Parazitler (Hayvansal): Bit, pire, kene, sülük, sivrisinek gibi canlılar konağın kan, deri, saç gibi dokuları ile beslenir.
- İç Parazitler (Hayvansal): Kıl kurdu, tenya, bağırsak solucanı gibi canlılar konağın sindirim kanalındaki besinlerle beslenir.