Kültürün Toplumdaki Yeri ve Önemi
Kültürün Toplumdaki Yeri
Kültür, bir millete şahsiyetini kazandıran, diğer milletlerle arasındaki benzer, ortak ve farklı yönleri ayırmaya yarayan, tarihin seyri içerisinde oluşmuş, o millete özgü maddi ve manevi değerlerin ahenkli bütünüdür.
Kültür, toplumun çimentosudur. Milletleri gelişigüzel insan yığınları olmaktan çıkaran kültürün bu özelliğidir. Belli bir kültürel sistem, o kültürü benimsemiş olan insanların hayatlarını nasıl yaşamaları, nelere uymaları gerektiği konusunda yol gösterir.
Kültürün Özellikleri
- Kültür öğrenilir: İçgüdüsel ve kalıtımsal değil, her bireyin doğduktan sonraki yaşantısı içinde kazandığı alışkanlıklardır. Eğitimle kazanılır.
- Kültür tarihidir ve süreklidir: Uzun bir yaşam dilimi içinde olgunlaşır. Geçmişten geleceğe süreklilik gösterir.
- Kültür tamamlayıcıdır: İnsanların biyolojik, psikolojik ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayıcı ve doyum sağlayıcıdır.
- Kültür değişkendir: Durağan değildir, zaman içinde değişir. Her toplumun değişim hızı farklıdır.
- Kültür toplumsaldır: İnsanlar arasındaki etkileşimden doğar ve gelişir. Her toplumun kendisine has bir kültürü vardır.
Kültürün Toplumsal İşlevleri
- Toplumsal dayanışmayı ve bütünleşmeyi sağlar: Bireyler ortak değerleri benimser, ortak düşünce ve davranış kalıpları oluşturur. Dini bayramlar, milli bayramlar toplumsal bütünleşmeyi güçlendirir.
- Toplumları birbirinden ayıran en önemli ölçüttür: Grupları, toplumları, milletleri birbirinden ayırır, onları kendine özgü kılar.
- Bireylere yaşam için gerekli davranış kalıpları sunar: Kökleşmiş kültür içerikleriyle bireylere kişilik, bilgi ve beceri kazandırır. Statü ve rolleri şekillendirir.
Kültürün Kazanılması
İnsan, bir toplumun davranış, düşünüş ve duyuş biçimlerini o kültüre katılarak kazanır. Yeni doğan bir çocuk, ailede ve çevrede kültürü hazır bulur. Toplumsallaşma yoluyla birey, yaşadığı toplumun kültürünü kazanır.
Kültüre katılma üç şekilde gerçekleşir:
- Kültürün genel öğelerine katılma: Dil, hukuk normları, aile tipleri, giyim tarzı, gelenek ve görenekler. Benimsenmesi zorunludur.
- Kültürün özel öğelerine katılma: Sivil toplum kuruluşlarına üyelik, meslek edinme yoluyla gerçekleşir.
- Seçenekler aracılığıyla kültüre katılma: Bireyin kendi isteğiyle tiyatroya, sinemaya gitmesi, partiye oy vermesi, derneğe üye olması gibi.
Kültür ve Dil İlişkisi
Dil, duygunun, düşüncenin, yaşam biçimlerinin görünürlük kazanmasını sağlayan önemli bir araçtır. Bir milletin tarihi, değer ölçüleri, folkloru, müziği, edebiyatı, bilimsel birikimi dil aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılır. Atasözleri toplumun deneyim ve gözlemlerini aktarma işlevi görür.
Kültür ve Eğitim İlişkisi
Eğitim, insanın tüm yaşamını düzenleyen ve bireyin toplumsallaşmasını sağlayan bir süreçtir. Toplumsallaşma ve kültürel değerleri kazanma öncelikle ailede başlar, eğitim kurumlarında devam eder.
Kültür ve Sanat İlişkisi
Sanat, düşünce ve duyguların hayal gücüyle yorumlanarak yaratıcı biçimde ifade edilmesidir. Sanatçı yaşadığı toplumun kültürel özelliklerini eserlerine aktarır. Kültürün en önemli taşıyıcı unsurlarından biri sanatsal etkinliklerdir.
Kültürün Toplumsal Kurumlar ve Değişmeyle Etkileşimi
Kültür, toplumsal yapıyı etkileyen ve değiştiren önemli faktörlerden biridir. Bilim ve teknolojinin gelişmesi maddi kültürü etkiler, bu değişmeler manevi kültürde de değişmelere neden olur. Örneğin tarımda traktörün kullanılması aile yapısını değiştirmiştir. Sanayi devrimi hukuk sistemlerinden devlet yapılarına, din anlayışlarından aile yapılarına uzanan bir dizi değişime yol açmıştır.
Önemli: Kültür, toplumsal dayanışmanın en önemli unsurudur. Aynı değerleri paylaşan bireyler arasında bağlılık ve dayanışma oluşur.
Konfüçyüs: Bir ülkenin yönetimini ele alsaydım, yapacağım ilk iş, hiç kuşkusuz dilini gözden geçirmek olurdu. Çünkü dil kusurlu ise, sözcükler düşünceyi iyi ifade edemez.
Örnek: Ebru sanatı, renklerin tek bir potada erimeden var olabildiği, her rengin özgürce gezindiği bir sanattır. Bu yönüyle kültürün toplumsal bütünleşme işlevine örnek gösterilebilir.
Örnek: Dini bayramlarımız ve milli bayramlarımız, toplumda birlik ve beraberliği sağlayarak toplumsal bütünleşmeyi güçlendirir.
Örnek: Üretimin kara sabanla yapıldığı bir toplum geniş aile yapısını gerektirir. Teknolojinin değişmesi ile tarımda traktörün kullanılması aile yapısını zamanla değiştirmiştir.