Toplumsal Hayatta ve Atatürkçülükte Kadının Önemi

Tarihsel Süreçte Türk Kadını

Kadınlar çağlar boyu değişik toplumlarda, değişik kültürlerin etkisi altında kalmış, farklı muamelelere ve farklı değerlendirmelerle karşı karşıya kalabilmiştir. Örneğin Çinlilerde kadın, insan sayılmamış, ona isim bile verilmemiş, bir, iki, üç diye çağrılmıştır. Eski Romada kadın babasından kocasına aktarılan bir eşya gibidir. Eski Yunanlılarda kadınlara ve kölelere oy hakkı tanınmamıştır. Orta Çağ Avrupasında kadına daima bir şeytan nazarıyla bakılmış, düşünen, soru soran kadınlar cezalandırılmış hatta cadılık gerekçesiyle yakılmıştır.

Batıda kadın hareketleri ilk olarak 18. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Kadınlar, kendilerini dışlayan kamusal düzenlere tepki göstermişler, iş yaşamında yer alma yanında eğitim görme, seçme seçilme hakkı için mücadele etmişler ancak 19. yüzyılın sonlarında bazı kazanımlar elde edebilmişlerdir.

Kadın hakları konusunda Batılıların ve dünyanın övündüğü şu anki yere Türk kadını asırlar öncesinden sahiptir. Türk kültür tarihi üzerine yapılan bilimsel araştırmalara bakıldığında, eski Türk toplumlarında kadının toplum içindeki statüsünün ve erkeğe karşı konumunun, dönemin diğer dünya toplumlarına göre daha iyi bir yerde durduğu görülmektedir. Türk kültüründe kadın erkeğin tamamlayıcısıdır.

Tarih boyunca kurulan Türk devletlerinde (Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Selçuklular gibi) kadınlar toplum hayatında olduğu gibi siyasi hayatta da önemli roller üstlenmiştir. Orhun Kitabelerinde yer alan Hakan ve Hatunun Buyruğu sözü ile başlayan ifadeler Orta Asya Türk devletlerinde kadının yönetimde söz sahibi olduğunu göstermektedir.

Anadolu Selçukluları döneminde kurulan Bacıyan-ı Rum Teşkilatı kadınların üretimde ve sosyal hayatta organize olmasını sağlamıştır. Anadolu Bacıları, Ahilerin kadınlar kolu olarak sadece mesleki alanda çalışmamış yetim ve kimsesiz genç kızları himayesine almış, onların eğitimlerinden, ev-bark sahibi olmalarından sorumlu olmuşlardır.

Tanzimat Dönemi ile Osmanlı İmparatorluğunda başlayan yenileşme hareketi, kadınlar için de eğitim alanında önemli adımları beraberinde getirmiştir. 1842de Ebelik Okulu, 1869da Kız Sanat Okulu, 1870de Kız Öğretmen Okulu açılmıştır. Tanzimat Döneminden sonra kadınlara evlilikte kontrat yapma, istediği şartları koyma, dava açma ve boşanma hakkı verilmiştir. Kadınlar mal sahibi olabilmiş, mirastan pay alabilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi ve Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir diyecek kadar kadının toplum ve medeniyet içindeki yerini takdir etmiştir. Türk kadınına her zaman güvenmiş ve Türk kadınının toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü reformlara imza atmıştır.

  • 1924: Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kız çocukları erkeklerle eşit eğitim imkanlarına kavuşmuştur.
  • 1926: Türk Medeni Kanununun kabul edilmesi ile kadınla erkeğin yasa önünde eşitliği sağlanmıştır. Çok eşlilik ve vekaletle evlenme yasaklanmış, evlenme yaşı olarak kızların 18 yaşını bitirmesi şartı konulmuştur.
  • 1930: Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
  • 1934: Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Türkiye bu hakkı kadınlara tanıyan ilk Avrupa ülkesidir.
  • 1935-1939 yılları arasındaki 5. dönem hükümeti içerisinde 18 kadın milletvekili temsilci yer almıştır.

Türk kadını seçme seçilme hakkını 1934 yılında elde ederken Fransa 1944 yılında, İsviçre ise bu hakkı ancak 1971 yılında tanımıştır.

Atatürk: Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve ilerleme ve yenileşme sahasına birlikte kesin aşamalar yaptırmak lazımdır.

Atatürk: Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını gibi emek verdim diyemez.

Örnek: Türk tarihinde sanatta, bilimde, siyasette, savaşta, edebiyatta iz bırakan kadınlardan bazıları: Halide Edip Adıvar, Afet İnan, Sabiha Gökçen, Şerife Bacı, İdil Biret, Satı Kadın.

←
Önceki
Aile Modelleri ve Akrabalık İlişkileri
Sonraki
Eğitim Kurumu ve Önemi
→