Atatürkün Ekonomi Politikası

Atatürkün Ekonomi Anlayışı

Atatürk, ekonomi ile yakından ilgilenmiş, Kurtuluş Savaşından sonra Cumhuriyet Türkiyesinin temelleri atılırken özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de ekonomi olmuştur. Atatürkün ekonomi anlayışı, özel girişime dayalı ama özel girişimin yeterli olmadığı alanlarda devletin yapıcı ve düzenleyici olarak devreye girmesini savunan, yabancı sermayeye karşı olmayan ancak bunun da ulusal çıkarlar çerçevesinde değerlendirildiği bir ekonomi anlayışıdır.

Devletçilik İlkesi

Atatürke göre devletçilik; büyük kuruluşları, üretim araçlarını ve fazla sermayeyi gerektiren işlerin devlet tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunan görüştür. Devletçilik ilkesi ülkelerin gereksinimlerine göre değişiklik gösterir. Atatürk, karma ekonomi sistemini benimsemiştir. Ona göre, bireyler; eğitim, sağlık, güvenlik gibi ihtiyaçlarını karşılamada devlete ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle bireyler bazı ortak çıkarların karşılanmasında tek başına yeterli olamazlar. Bireylerin üstesinden gelemeyeceği, güçlü bir örgütlenme gerektiren işleri, devlet üstlenmelidir. Örneğin büyük örgütlenme gerektiren madenlerin, ormanların, kanalların, demir yollarının, deniz taşımacılığının devlet tarafından yönetimi; su, gaz ve elektriğe ait işlerin belediyelerce yapılması uygun olacaktır. Devlet ve özel teşebbüs birbirine karşı değil, birbirinin tamamlayıcısıdır.

1923 İzmir İktisat Kongresi

1923 yılında İzmirde yapılan Türkiye İktisat Kongresinde ekonomik kalkınma için özel girişimcilik benimsenmiştir. 1923-1929 yılları arasında liberal ekonomik politika uygulanmakla birlikte bu politika başarıya ulaşmamıştır. 1931 yılından sonra devletçilik adı altında karma ekonomik sistem benimsenmiştir.

Atatürk: Devlet, bireyin yerine geçmemeli, bireyin kişisel faaliyeti ekonomik gelişmenin esas kaynağı olarak kalmalıdır. Bireylerin gelişmesine engel olmamak, onların her yönden olduğu gibi, özellikle ekonomik alandaki hürriyet ve teşebbüsleri önünde devletin kendi faaliyeti ile bir engel meydana getirmemek, demokrasi prensibinin mühim esasıdır.

Atatürk: Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferler ile taçlandırılmazlarsa elde edilen zaferler kalıcı olmaz, kısa zamanda söner.

Örnek: Atatürk döneminde kurulan Sümerbank, Etibank gibi kuruluşlar devletçilik ilkesinin uygulamalarıdır.

←
Önceki
Ekonominin Temel Öğeleri ve Ekonomik Sistemler
Sonraki
Siyaset Kurumu ve Önemi
→