Risalete Doğru: İlk Vahiy ve İslam'a Davet

Risalete Doğru

Peygamber Efendimiz, gençlik yıllarından itibaren cahiliye toplumundaki adaletsizlik, zulüm, kan davaları ve putperestlik gibi yanlış tutum ve geleneklerden uzak durmuştu. Toplumun içinde bulunduğu çarpıklıklardan uzaklaşmak isteyen Peygamberimiz, bir süre yalnız kalarak tefekküre yöneldi. Haniflik inancına sahip bazı Mekkeliler gibi Peygamber Efendimizin dedesi Abdülmuttalib de yılın belli zamanlarında Hira'da inzivaya çekilirdi. Hz. Muhammed de (sav) risaletten önce otuz dört, otuz beş yaşlarındayken ramazan ayında Hira'da inzivaya çekilmeye başladı.

İlk Vahiy

Hz. Peygamber'in Hira'da tefekkürle başlayan ve sadık rüyalarla devam eden vahye hazırlık süreci, Cebrail'in (as) kendisine ilk vahyi getirmesine kadar devam etti. 610 yılı Ramazan ayının yirmi yedinci gecesinde Cebrail (as) Hira'da bulunan Hz. Muhammed'e (sav) Allah'ın (cc) Oku! emrini ulaştırdı.

Peygamberimiz ilk vahyi aldığı anı şöyle anlatmıştır: Melek bana gelerek Oku! dedi. Ben okuma bilmem. dedim. O, beni gücüm tükenene kadar sıktı. Sonra bırakarak yine Oku! dedi. Nihayet üçüncü kez sıkıp bıraktıktan sonra şöyle söyledi: Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir embriyodan yarattı. Oku! Rabbin kerem sahibidir. Kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini O öğretti. (Alak suresi 1-5. ayetler)

Bu büyük olay karşısında duyduğu korku ve heyecanla evine varan Hz. Peygamber, eşine Beni örtün, beni örtün! dedi. Hz. Hatice hiçbir şey sormadan eşinin isteğini yerine getirdi. Hz. Hatice, Öyle deme! Yemin ederim ki Allah, seni hiçbir zaman yüzüstü bırakmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun, zor durumda olanların yardımına koşarsın, yoksulları gözetirsin, misafirlerini ağırlarsın ve haksızlığa uğrayanların yanında olursun. sözleriyle Peygamberimizin korku ve endişelerini yatıştırdı. Hz. Hatice, Senin Allah'ın resulü olduğuna şehadet ederim. diyerek Peygamberimize inanan ilk kimse oldu.

Fetretülvahiy

Hz. Peygamber, ilk vahyi aldıktan sonra Cebrail'le (as) bir kez daha karşılaşma arzusuyla Hira Mağarasına defalarca gittiği halde vahiy meleği bir türlü gelmedi. Uzun süren bu bekleyiş sırasında vahiy alamamaktan dolayı oldukça üzgün olan Allah Resulü, Rabb'inin kendisini terk ettiği düşüncesiyle derin bir endişeye kapıldı. Fetretülvahiy olarak adlandırılan bu dönemde Hz. Peygamber'in yaşadıkları onu risaletin ağır sorumluluğuna hazırlaması açısından büyük bir öneme sahiptir.

İslam'a Davet

İlahi tebliğin insanlara ulaştırılma zamanının geldiğini haber veren ayetlerin nazil olması üzerine Hz. Peygamber çevresindeki insanları İslam'a davet etmeye başladı. Tebliğ sürecinin ilk yıllarında genellikle ferdî girişimlerde bulunan Hz. Peygamber, daveti kabul edeceğini düşündüğü kişilerle irtibat kurdu. Gizlilik içerisinde yürütülen bu süreçte Müslümanların en önemli buluşma mekânı ise Erkam bin Ebülerkam'ın Safa Tepesinin eteklerinde bulunan eviydi. Zamanla Darülerkam adıyla anılan bu mekân, İslam'ın ilk davet merkezi kabul edilmiştir.

Nübüvvetin dördüncü yılında inen Sen, sana buyurulanı açıkça duyur; müşriklere aldırış etme! ayeti Hz. Peygamber'e gizli davet döneminin sona erdiğini ve artık açıkça tebliğ yapma zamanının geldiğini bildiriyordu. Daha sonra inen Yakın akrabanı da uyar. ayeti ise açık davete öncelikle yakın akrabalardan başlanması gerektiğini vurgulamaktaydı.

İslam'a davete ilk olarak ailesinden başlayan Hz. Peygamber'e eşi ve kızları tereddüt etmeden iman etmişti. Aile içinde amcasının oğlu Hz. Ali'den sonra Müslümanlığı seçen diğer kişi de Zeyd bin Harise oldu. Allah Resulü'ne ailesi dışından iman eden ilk kişi ise en yakın arkadaşı Hz. Ebu Bekir'di.

Önemli: İlk vahiy karşısında Hz. Hatice'nin sakin ve destekleyici tutumu, Hz. Peygamber'in yaşadığı süreci olumlu etkilemiştir. Hz. Hatice, Peygamberimizin korku ve endişelerini yatıştırmış ve ona ilk iman eden kişi olmuştur.

Örnek: Hz. Hatice, hâlâ ilk vahyin etkisinde olan Peygamberimizi İncil ve Tevrat hakkında bilgi sahibi olan akrabası Varaka bin Nevfel'e götürdü. Varaka, anlatılanları dikkatle dinledi ve Peygamberimizin Hira'da gördüğü varlığın tüm peygamberlere vahiy getiren Cebrail (as) olduğunu anladı.

←
Önceki
Gençlik Yılları, Evliliği ve Çocukları
Sonraki
Müşriklerin Risalete Tepkileri
→