Müşriklerin Risalete Tepkileri

Tepkilerin Sebepleri

Atalarından kalan inanç ve geleneklerine körü körüne bağlı olan müşrikler, puta tapmayı eleştiren ayetlerin nazil olmasıyla birlikte Hz. Peygamber'e tepki göstermeye başladılar. Çünkü bu inanç ve geleneklerine çok değer veriyor, bunları mutlak hakikat kabul ettikleri için de terk etmek istemiyorlardı.

Mekkeli müşriklerin ileri gelenleri, kibirleri sebebiyle kendilerini herkesten daha üstün görüyorlardı. Dolayısıyla büyüklük taslayarak Hz. Peygamber'i küçümsüyor, onun davetine uymayı içlerine sindiremiyorlardı. Kendi içlerinden birine değil de Hz. Muhammed'e (sav) risalet görevi verilmiş olmasından duydukları rahatsızlığı açıkça ifade etmekten çekinmiyorlardı.

Müşrikler inandıkları şeye sıkı sıkıya bağlı olmalarından dolayı yeniliklere kapalıydılar. İnatla İslam'a karşı duran müşrikler, önceki milletlerin peygamber kıssalarından etkilenerek karmaşık bir peygamberlik anlayışı geliştirmişlerdi. Onların yargılarına göre bu görevi alan kişi artık insanüstü bir varlık haline gelmeliydi ve olağanüstü bir güce sahip olmalıydı.

Putperest inancın hakim olduğu bir yaşam tarzını benimsemiş olan müşrikler ahireti inkar ediyor, iyi ve kötüyü dünya hayatıyla sınırlı tutuyordu. Mekke'nin ileri gelenlerinin İslam davetine karşılık vermemesinin diğer bir sebebi İslam'ın kendilerini yoksullar, kimsesizler ve kölelerle bir tutan anlayışıydı. Kabile asabiyetinin etkisiyle hareket eden müşrikler, Haşimoğullarından bir peygamber çıkmasını da kabullenemiyorlardı.

Tepkilerin Çeşitleri

  • Alay ve İftira: Müşriklerin ilk başlardaki alaycı tutumu aslında Allah Resulü'nün toplumdaki itibarını azaltmaya yönelikti. Onu kâhin, mecnun ve şair olmakla itham ettiler. Uzun tartışmalardan sonra ona sihirbaz demeyi kararlaştırdılar.
  • Münazara ve Münakaşa: Müşrikler kendileri gibi bir insanın Allah (cc) tarafından görevlendirilmiş olması fikrini bir türlü kabul edemediler. Peygamberimizden, ölmüş olan ataları diriltmesi, Mekke'yi kuşatan dağları kaldırması gibi mucizeler istediler.
  • Anlaşma Teklifleri: Hz. Peygamber'e dünyevi menfaatler içeren bazı önerilerle gelip onunla uzlaşmayı denediler. Kendi putlarına da tapılması kaydıyla İslam dinini kabul edeceklerini belirterek bir inanç ortaklığı önerisi sundular. Fakat tevhit anlayışına aykırı olan bu talepler bizzat vahiy aracılığıyla reddedilmiştir.
  • Ambargo: Haşimoğullarının kabile dayanışması gereği Hz. Peygamber'i himaye ettiğinin farkında olan müşrikler, kabileyi sosyal hayattan koparan ambargo kararını alıp uygulamaya koydular. 616 yılında başlayan ve üç yıl devam eden bu dönemde hasta ve zayıf düşenlerden vefat edenler oldu.
  • Fiziki Saldırılar: Müşriklerden bazıları Hz. Peygamber'e Kâbe'yi tavaf ettiği esnada saldırmış, hadiseye tanık olan Ebu Bekir (ra) araya girerek saldırganlara engel olmuştu.

Önemli: Hz. Peygamber, amcasına Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler davamdan vazgeçmem. Ya Allah bu dini üstün kılar ya da ben bu uğurda ölürüm. cevabını vermiştir. Bu kararlı ve kesin tavrı, onun davasındaki samimiyetini ve sabrını göstermektedir.

Örnek: Ebu Cehil, Kureyşlilere dinlerini ayıpladığı, atalarını kötülediği için Hz. Peygamber'i öldürmek istediğini söyledi. Ertesi gün büyük bir taş alıp Resulullah'ı beklemeye başladı. Hz. Peygamber secde ederken taşı bırakmak için ona doğru gelmeye başladı. Ona çok yaklaştığı anda ise birdenbire durdu. Yüzünün rengi değişti. Korkuyla taşı yere bırakıp kaçtı.

←
Önceki
Risalete Doğru: İlk Vahiy ve İslam'a Davet
Sonraki
Habeşistan'a Hicret ve Taif Yolculuğu
→