Algı
Algı Nedir?
Algı: Duyu organları tarafından alınan uyarıcıların beyin tarafından yorumlanıp anlamlandırılması sürecidir. Duyumlar algının ön koşuludur. Örneğin dilin tat alması duyumdur, aldığımız tadın çay olduğunu anlamak ise algıdır.
Nesne Algılama
Algı kendisini oluşturan duyumların toplamından daha fazla bir şey ifade eder. Kolun üzerinden gelen bir dizi basınç duyumu sürünen bir böcek olarak algılanır.
Algısal Değişmezlik
Nesnelerin içinde bulunduğu koşullar değişmesine rağmen o nesneyi sabit ve değişmez olarak algılama eğilimidir.
1. Büyüklük Değişmezliği: Gökyüzündeki uçağı küçük görmemize rağmen gerçek büyüklüğünde algılamamız.
2. Şekil Değişmezliği: Arkadaşımız saç ve kıyafetini değiştirse de onu yine aynı arkadaşımız olarak algılamamız.
3. Renk Değişmezliği: Bahçemizdeki ağacın yaprakları karanlıkta daha koyu, güneş ışığında daha açık görünmesine rağmen hep aynı renk olarak algılamamız.
Derinlik Algısı
İki boyutlu retinal görüntünün üç boyutlu bir görüntüye dönüştürülmesidir. Tek gözün kullandığı (monoküler) ipuçları ile iki gözün kullandığı (binoküler) ipuçları vardır.
Algıyı Etkileyen Faktörler
- Dikkat: Büyük, şiddetli, aniden ortaya çıkan, yeni, tekrarlanan, hareket eden uyarıcılar dikkat çeker.
- Hazırlayıcı Kurulum: Organizma, algılamaya hazır olduğu uyarıcıyı algılamaktadır.
- Ortam: Beyaz bir önlüğün hastanede başka okulda başka algılanması gibi.
- Telkin: Bireyi belli bir düşünceye ikna etme süreci algılamalar üzerinde etkilidir.
- Fiziksel ve sosyal çevre: Bireyin içinde yaşadığı çevre algılarımız üzerinde etkilidir.
- Zihinsel tutum ve önyargılar: Algılarımızı belirler.
- Heyecan: Kuvvetli duygular algılarımızı etkiler.
- Geçmiş yaşantılar: Deneyim ve bilgilerin algı üzerinde etkisi vardır.
Önemli Noktalar:
- Algı, duyumların toplamından daha fazlasını ifade eder.
- Algı öznel bir olaydır; her birey farklı algılayabilir.
- Algıda organizasyon iki şekilde gerçekleşir: şekil-zemin algısı ve gruplama.
- Gruplama koşulları: yakınlık, benzerlik, devamlılık ve tamamlama.
- Derinlik algısı sadece çevresel etkenlerin sonucu değildir; organik bazı etmenlerin de rolü vardır.
Örnekler:
- Kolun üzerinden gelen basınç duyumunun sürünen bir böcek olarak algılanması nesne algılamasıdır.
- Gökyüzündeki uçağı küçük görmemize rağmen gerçek büyüklüğünde algılamamız büyüklük değişmezliğidir.
- Arkadaşımızın saç ve kıyafetini değiştirmesi onu yine aynı arkadaşımız olarak algılamamız şekil değişmezliğidir.
- Dilin tat alması duyum, tadın çay olduğunu anlamak algıdır.